Çöl Aslanı: Ömer Muhtar Filminin Perde Arkası

Müslüman rolünde oynadıkları için İslam’ı kabul ettikleri düşünülen (veya ümit edilen) çok sayıda Batılı oyuncu arasında belki de en meşhuru Anthony Quinn’dir. Çağrı’da Hz. Hamza’yı, Çöl Aslanı’nda da Ömer Muhtar’ı canlandıran Quinn, İslam dünyasında milyonların sevgisini ve sempatisini kazanmıştır.

Oysa Quinn, 2001’deki ölümünden altı yıl önce 1995’te yayımlanan hatıralarında, oynadığı rollere sadece sanatsal açıdan değer verdiğini açıkça ifade etmişti.

Quinn, Tek Kişilik Tango adlı kitabında, Ömer Muhtar filminin nasıl çekildiğini de anlatıyordu. Kıymetli okurlara küçük hayal kırıklıkları yaşatmak pahasına, işte o bölüm:

“750 milyon Müslümanın inancı sayesinde, benim de kendime olan inancım yeniden var oldu. […] Yeniden eski gücüme kavuştuysam, bunu Mustafa Akkad adlı o çılgın Arap yönetmene borçluyumdur. Yönetmen, “Mohammed, Messenger Of God (bizim Çağrı adıyla bildiğimiz film)’da başrolü oynamam için beni Lübnan’a çağırdı. Oldukça da kazançlı bir iş ilişkisi sunuyordu bana.

Film, biraz da Cecil De Mille’vari epik ayrıntılara girerek, İslam peygamberinin yaşamını yeni bir biçimde anlatmayı amaçlıyordu. Birleşik Amerika’da “The Message” adıyla gösterime giren film, Müslüman nüfusun yoğun olduğu birkaç yerleşim yerinin dışında, hemen hemen hiç iş yapmadı. Fakat dünyanın öteki ülkelerinde gösterime girince, Arap dünyasının yıldızı oldum.

Film, bana da Mustafa Akkad’a da çok büyük paralar kazandırdı. Öyle ki, bu çekici iş birliğini yinelemeyi bile düşünür olduk. Hatta “Mohammed’i” tamamlar tamamlamaz, yeni bir film hazırlıklarına bile başladık.

O sıralar Akkad’ın arkasında Muammer Kaddafi vardı. Yönetmen, Libya hükümetinin ilgisini çekebilecek pahalı bir film daha ortaya çıkarmak için çırpınıp duruyordu. Eğer doğru dürüst bir şey çıkarmasına yardımcı olabilirsem, yeni filmden bana belli bir pay bile vermek istiyordu.

Dikkatinizi Çekebilir: Çorlulu Ali Paşa Kimdir? (1670-1711) Önce Sadrazam Sonra Damat Nihayetinde İdamlık!

Kaddafi’nin Mussoli’nin Libya’ya giriştiği saldırıya karşı büyük bir direniş hareketi başlatan gerilla lideri Ömer Muhtar’a çok ilgi duyduğunu daha önce işitmiştim. Muhtar’ın, savaşta ülkeyi bu saldırıdan kurtarması için halkı tarafından göreve çağırılan bu yaşlı hocanın akıl almaz bir tarihsel kişiliği vardı.

Bu yaşlı hoca, ata binmeyi bilmediği gibi, silahtan da anlamıyordu. Fakat Libya’nın umuduydu. Böyle bir rol, benim için biçilmiş kaftandı. Yaşı yaşımı tuttuğu gibi, yaşlı bir köpeğe yeni numaralar öğretmek için vakit hiç de geç sayılmazdı.

Mustafa Akkad, en ufak bir tarih anlayışından yoksundu, bu da Muhtar’ın öyküsü konusunda sorundu. Ömer Muhtar’ın kim olduğunu da, Libya halkı için ne anlam taşıdığını da bilmiyordu. Bu durumda, malını Kaddafi’ye kolayca kabul ettirebilmesi için, ona ivedi bir eğitim vermem gerektiğini düşündüm.

Ne var ki iyi bir tarih öğrencisi olamayan yönetmen, kurnaz bir iş adamıydı. İnsan davranışları konusunda çok parlak bir öğrenciydi. Kaddafi’nin ulusal gururunu okşamanın yolunu biliyordu.

Arşiv malzemelerinden yararlanarak beni Muhtar kılığına soktuktan sonra çokça fotoğrafımı çekti. Bu iş için, bulabildiği en iyi kostümcülerle en iyi makyajcıları tutmuştu.

Resimler hazır olunca, Kaddafi’yi görmeye gitti. Yanına, aralarına fotoğraflarımı da sıkıştırdığı bir yığın kitabı ve kırsal kesim haritalarını da almayı unutmadı.

Akkad, Muhtar’la ilgili tasarısını en sona saklayarak, Kaddafi’yi ufak tefek önemsiz şeyler ile kandırmaya çalışıyordu. Bir ara, gösterisini sürdürdüğü sırada, kitaplar “yanlışlıkla” yere düşünce, eğreti fotoğraflar yere saçıldı.

Kaddafi, fotoğraflardan birkaçını yerden alırken büyük bir merakla “Nedir bu?” diye sordu. “Ha, onlar mı? önemli değil,” dedi Akkad. Bir yandan da eşyalarını topluyordu. “Bunlar geçmiş yıllara ait, generallerinizden birinin fotoğrafları. Sanırım onun anısını yaşatan bir müze de vardır burada.”

“Ömer Muhtar! Evet, hayranı olduğumuz kahramanlarımızdan biridir. Fakat siz bu fotoğrafları nereden buldunuz? Ben de, dünyanın dört bir tarafından topladığım bir fotoğraf koleksiyonu var. Ama bunları hiç görmedim.”

Akkad, “Bunları İngiltere’den sağladım.” diyerek bir yalan attı. “Bu konuda, gerçekleştirmeye çalıştığım bir de film tasarım var. Bu fotoğrafların çalışmalarıma çok yararı olacağını sanıyorum.”

“Yani siz Ömer Muhtar hakkında film mi yapmak istiyorsunuz? Bundan mı söz ediyorsunuz?” Libya lideri çok heyecanlanmıştı. “Böyle bir şeyi düşünüyordum.” dedi Akkad.

Kaddafi, “Böyle bir filmi ben de desteklemek isterim.” diyerek fikrini açıkladı. “Sen her türlü ihtiyaçlarının bir listesini hazırla, ben onları sana sağlamaya çalışırım.”

Ve biz böylece işe koyulduk. Akkad, pazarlıkta pastanın en büyük parçasını bize ayırmayı da bildi. Kaddafi’ye filmi çölde çevirmek istediğini söylemişti. Ancak çekimlerin yapılacağı yerde oyuncu ve teknisyenleri barındırabileceği yer yoktu. Böylece filmin bütçesine bir köyün inşaat maliyetini de ekledi.

Bungalovlar, tenis alanları, yüzme havuzları ve akla gelebilecek daha bir sürü konfor. Kaddafi’nin parasıyla, daha ortada fol yok yumurta yokken, birinci sınıf bir sistem inşa ettirdi.

Sonra da onu, on milyonlarca dolar karşılığında Libya hükümetine geri sattı. Düzenbazlığın böylesi hiç görülmemiştir.

[…]

Sonunda Mustafa Akkad’ın yaptığı sıkı pazarlığa karşın, Kaddafi gene de filme yatırdığı paranın karşılığını aldı. “Lion of Desert” sırasıyla Oliver Reed, Irene Papas, Rod Steiger ve de John Gilgud’un aldıkları yardımcı rollerle, bütün zamanların en iyi Arap filmi olmayı başardı. Hâlâ da öyle sayılır.

Bugün bile, hâlâ, öteki karakterlerden çok Ömer Muhtar olarak tanındığım için, insanların yolumu çevirdiği oluyor.

Birleşik Amerika’da, elbette ki böyle bir şeye çok az tanık olunabilir. Ama öteki ülkelerde sinema seyircisi beni Alexis Zorba, Eufemia Zapata ve güçlü adam Zampanao’dan çok Ömer Muhtar’a benzetirler.”

Çöl Aslanı: Ömer Muhtar Filminin Perde Arkası
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar Filminin Perde Arkası

Yazı Kaynağı:

Bu yazı Taha Kılınç tarafından kaleme alınan Neyi Nasıl Yapmalı? adlı eserden iktibas edilmiştir.

Anthony Quinn’in Dilinden Ömer Muhtar’ın Hikayesi, Neyi Nasıl Yapmalı? – Taha Kılınç, Aşina Kitap, Sayfa: 132 (Kitabı Satın Al)

Çöl Aslanı: Ömer Muhtar Filminin Perde Arkası
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar Filminin Perde Arkası – Taha Kılınç, Neyi Nasıl Yapmalı?

Yorum yapın

Don`t copy text!