İntiharı önleme: Müslüman toplumların sorumlulukları

İntihar İslam’da açıkça yasaklanmıştır, ancak bu, Müslümanların intihar etme düşünceleri olmadığı veya intihar ederek ölmediği anlamına gelmez.

Bismillahirrahmanirrahim

“Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…” (Maide: 32)

Uyarı: Bu makale, bazılarının rahatsız edici bulabileceği intiharı tartışmaktadır. Siz veya tanıdığınız birinin ciddi intihar düşünceleri varsa, lütfen 112 hattını arayın.

İntihar karmaşık bir fenomendir. Bir kişinin zihinsel sağlık sorunlarına duyarlılığını artıran genetik özellikler gibi biyolojik faktörler, değersizlik ve umutsuzluk duyguları gibi psikolojik faktörler, bir kişinin başkalarıyla olan ilişkilerinin türü ve kalitesi gibi sosyal faktörler ve bir kişinin etik veya ahlaki inançları gibi manevi faktörler de dahil olmak üzere bir kişinin intihar riskine etki eden çeşitli etkenler vardır.

Müslümanlar da diğer tüm insanlar gibi bu çeşitli biyolojik, psikolojik, sosyal ve manevi faktörlerden etkilenirler.

Müslümanlar için İslamofobi gibi intihar riskinin gelişmesine de yol açan ek ve benzersiz faktörler de olabilir.

Ancak intihar %100 oranında önlenebilir. İşte tam da bu nedenle Müslüman topluluklarda intiharı önleme konusundaki bu tarz çalışmaların son derece önemli olduğuna inanıyorum.

Müslümanlar arasında da diğer toplulukların mensupları gibi intihar ederek ölenler veya intihar düşüncesiyle boğuşanlar da vardır.

Sonuç olarak, Müslüman toplulukların, intiharlar gerçekleşmeden önce harekete geçmeleri ve önlemler almaları kritik önem taşımaktadır.

İntiharı önleme, bireylerin ve toplulukların intiharı önlemeye yardımcı olmak için yapabilecekleri eylemleri ifade eder. İntiharı önleme uzun vadeli bir süreçtir ve toplumların ruh sağlığı tartışmalarına öncelik vermesine ve bir kişinin ihtiyacı olduğunda tedavi aramasına dayanır.

Birçok intihar önleme stratejisi daha fazla ruh sağlığı eğitimi, farkındalık etkinlikleri ve hatta topluluk kriz müdahale ekiplerinin oluşturulmasını gerektirse de, her bireyin ruh sağlığı (deli) damgasıyla mücadele etmek ve kendi topluluklarında intiharı önlemeye yardımcı olmak için atabileceği etkili adımlar vardır.

Kuran ve Hadisler, Allah’ın her insan hayatına bahşetmiş olduğu kutsallığı ve onun kaybını önleme görevini vurgular.

“Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın” [Kur’an 17:33], “Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” [Kur’an, 5:32]

Bu ayetler, İslam’ın intiharı yasakladığının altını çizmekte ve insan ruhunun kutsallığını vurgulamaktadır. Bu ayetler aynı zamanda Allah’ın her insan ruhuna verdiği aynı değerden hareketle intiharı önlemek için bir çağrı görevi görmektedir.

Kısacası, intiharı önleme hepimiz için ortak bir yükümlülüktür.

İşte Müslüman toplumlarda intihar önleme programı oluştururken izlenmesi gereken kuralların listesi:

  • Düzenli olarak sosyal etkinlikler düzenleyin ve birbirinizi kontrol edin.

Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 59; Nesâî, Îmân 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime 9)

Bu Hadis, güçlü, birbirine bağlı ve empati kurabilen toplulukların, intiharla mücadele için de gerekli olan faaliyetlerin önemini vurgulamaktadır.

Bu etkinlikler, özellikle tüm insanları bir araya getirerek, insanları sosyalleştirmesi, başkalarıyla tanıştırması sebebiyle yalnızlık ve sosyal izolasyon da dahil olmak üzere intihara yönelik risk faktörlerini ele almak için harika yerlerdir. Etkinlikler, intihar riskini azaltmak açısından uzun bir yol kat edebilecek aidiyeti teşvik etmeye de yardımcı olur.

Toplu programlarda, akşam yemeği davetlerinde, mescitte veya diğer halka açık toplantılarda, özellikle cemaatin kenarlarında bulunanları, sohbetlerinize veya etkinliklerinize dahil etmeye çalışın. İnsanları sosyal grubunuza davet edin, onları dinleyin, kibarca konuşun.

  • Ruh sağlığı (delilik) damgalamasıyla yüzleşin.

Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse; Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Her kim de bir Müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada bir Müslüman’ın ayıbını örterse Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter.” Müslim, Birr, 58; Tirmizî, Hudûd, 3

Delilik damgası, akıl sağlığı sorunları olan insanları değersizleştirme sürecini ifade eder. Müslüman toplumlarda akıl sağlığı sorunlarının nasıl ele alınacağı konusunda çeşitli çekinceler vardır.

Akıl sağlığı sorunları hakkında konuşmak birçok Müslüman toplulukta hala tabu. Bu, insanların zihinsel sağlık sorunlarının yüküne tek başına katlanmaları gerektiği anlamına da gelir.

Akıl sağlığı sorunları olan insanlar genellikle değersizleştirilir ve toplumdaki diğer kişiler tarafından zayıf, ilgisiz ve hatta günahkar olarak kabul edilir. Akıl sağlığı damgasıyla karşı karşıya kalan insanlar iş, eş, konut ve bir topluluğa ait olma konusunda zorluk yaşayabilirler.

İnsanlar akıl sağlığı hakkında konuşmaya isteksiz olduklarında, yaftalama daha da büyür. Bu durum insanları, yardıma ihtiyacı olan insanlara ulaşmaya çalışmaktan alıkoyar.

Akıl sağlığı sorunlarının var olduğunu ve yaygın olduğunu kabul ettiğimizde, damgalamaya meydan okumaya yardımcı olabiliriz. Ayrıca, Allah’ın başkalarının yükünü hafifletme konusundaki teşvikini yerine getirebiliriz.

Ruh sağlığına yönelik damgalamayla mücadele, intiharın önlenmesi için önemlidir, çünkü insanların ihtiyaç duyduklarında destek bulmaları için bir yol oluşturur. Akıl hastalıkları tedavi edilebilir ve akıl hastalığı etrafındaki konuşmaları normalleştirmek, paylaşmak, destek almak ve yardım istemek için mücadele edenlere umut verir.

Bu son nokta özellikle önemlidir. Ruh sağlığı tedavisini nerede arayacağınızı belirlemek, ihtiyacınız olduğunda ona ulaşmak daha kolay olacaktır. Çevrenizde, ihtiyaç duyduğunuzda ulaşabileceğiniz veya arkadaşlarınız ve aileniz için başvurabileceğiniz ruh sağlığı uzmanları olmalıdır.

  • İntihar belirtilerini bilin ve eğitim alın.

Bir kişi kendini öldürmeyi düşündüğünde, sosyal çevresinden uzaklaşmak veya başkalarına yük olmak istemediğinden bahsetmek gibi çeşitli uyarı işaretleri gösterebilir.

İntihar için uyarı işaretlerini anlamak, bireylerin toplumlarından birinin kendini öldürmeyi düşündüğünü fark etmesine ve bireyin ihtiyaç duyduğu desteği almasını sağlamaya yardımcı olabilir. İntiharın uyarı işaretlerini proaktif olarak öğrenmek, topluluğun kendilerine bir şekilde zarar vermeyi düşünen insanlara yardım etme kapasitesini geliştirmesinin bir yoludur.

Mümkünse ve özellikle bir liderlik veya otorite konumundaysanız (örneğin, İmam, topluluk lideri, gençlik direktörü, öğretmen, profesör, ebeveyn, vb.), bir eğitim programına kaydolun.

İnsanların intihar riskini tanımak ve uygun şekilde önlemek üzere eğitilen topluluklar, bir intiharın gerçekleşmesini önlemek için en iyi donanıma sahiptir.

  • Akıl sağlığı sorunlarını ele almak içi başkalarını beklemeyin.

Daha önce de belirtildiği gibi, intiharı önleme, toplumsal bir yükümlülüktür ve her birimizin oynayacağı bir rol vardır.

Toplumlar çeşitli paydaşlardan (Müslüman dini liderler, gençlik direktörleri, ruh sağlığı uzmanları, sosyal hizmet uzmanları, aileler, bireyler ve daha fazlası gibi) oluştuğu için intiharı önleme, yalnızca bir paydaşın ele aldığı bir şey olamaz.

Örneğin, akıl sağlığı uzmanları, akıl sağlığı sorunlarının nasıl ele alınacağı konusunda klinik eğitime sahiptir, ancak eğitimleri en çok bir kişi tedavi için geldikten sonra yardımcı olur. Bu tür profesyonel ruh sağlığı eğitimine sahip olmayanlar, bilgilerini artırmak için cesitli eğitimler alabilirler.

Ebeveynler, büyükanne ve büyükbabalar, kardeşler, teyzeler, amcalar, kuzenler ve diğer aile üyeleri ve arkadaşlar, bir kişi zihinsel sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğinde genellikle ilk temas noktalarıdır.

Gerektiğinde kulak vermek ve sevilen birini ruh sağlığı uzmanları da dahil olmak üzere uygun destek ve kaynaklara yönlendirmek, toplum genelinde ruh sağlığı sorunlarını azaltmanın güçlü bir yoludur.

Akıl sağlığı sorunları yaygındır ve herkesin başına gelebilir. Toplumlarımızda bir öncelik olarak ruh sağlığı ve zindeliği tesis etmede hepimizin oynayacağı bir rol var.

  • Her şeyi kendiniz yapmaya çalışmayın.

“Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.” (Nahl, 43)

Toplumdaki herkes, daha iyi ruh sağlığını geliştiren davranışları benimseyerek ve birbirleri için farklı türde destek sistemleri oluşturarak intiharı önlemede rol oynasa da, sınırlarımızı tanımak önemlidir.

Psikologlar, psikiyatristler ve terapistler gibi ruh sağlığı uzmanları, kriz sırasında olsun ya da olmasın, kendilerini öldürme düşüncesi olan insanları tedavi edecek donanıma sahiptir.

Toplumlar ve liderleri, zihinsel sağlık bilincini geliştirmede, ancak kapasitelerinin sınırları dahilinde aktif bir rol oynayabilir ve oynamalıdır. Bu, intihar riski taşıyan bir kişiyi terk etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, intihar müdahalesi konusunda eğitim almamış kişiler, uygun ruh sağlığı eğitimine sahip bir kişinin intihar riski taşıyan birine bakım sağlayabilmesini en kısa sürede sağlamalıdır.

Buna, birinin intihar etmeyi planladığını veya kendi hayatına son vermeye çalıştığını fark ederseniz, acil müdahale ekiplerinin hemen aranması da dahildir. Dikkatli olmak önemlidir.

Bir sonraki adımınızın ne olması gerektiğinden emin değilseniz yardım isteyin.

  • Mahremiyeti ihmal etmeyin.

Bazılarımız, toplumumuzda önemli zihinsel sağlık sorunlarıyla uğraşan insanları tanıyor olabilir. Akıl sağlığı sorunlarıyla uğraşan kişilerin, topluma akıl hastalığı ve hatta kendine zarar verme düşünceleri hakkında benzersiz bakış açıları olduğunu anlamak önemli olsa da, bu bireylerin intiharı önleme programları için seçilmemeleri zorunludur.

İlk olarak, akıl sağlığı bilincinin yükünü yalnızca kendi akıl sağlıklarıyla mücadele edenlere yüklemek haksızlıktır.

İkincisi, bir kişinin mahremiyetini ihlal etmek kabul edilemez. Hiç kimse kişisel hikayelerini halka açık ortamlarda paylaşmaya zorlanmamalıdır.

Üçüncüsü ve belki de en önemlisi, kendine zarar verme ve intihara yönelik kişisel güdüler ve duygular hakkında ayrıntılı tartışmalar bir genel alanlar için uygun değildir.

Bu tür tartışmalar, iyi niyetli olsalar da, kendine zarar verme davranışlarının, intihar düşüncelerinin ve intihar girişimlerinin toplumun diğer üyelerine iletilmesi gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Hedefin, kendine zarar vermeyi veya intiharı normalleştirmeyi değil, paylaşma, yardıma uzanma ve mücadele edenleri yargılamadan desteklemek olduğunu unutmayın.

Çözüm

İntihar önlenebilir ve zihinsel sağlık sorunları tedavi edilebilir. Toplumlar ve bireyler, kendi topluluklarında intiharı önleme konusunda önemli bir sorumluluğa sahiptir.

İntihar önleme, bireysel kapasite geliştirme ve delilik yaftalamasıyla aktif olarak mücadele etme ile çok ilgilidir. Akıl sağlığının desteklenmesi bir toplumun önemli ve temel bir parçası haline geldiğinde, insanların desteklendiğini hissetmesi ve ihtiyaç duyduklarında profesyonel yardıma erişme olasılıkları daha yüksek olacaktır.

Bir yabancıya nazik bir söz ya da intihar ile mücadele eden bir arkadaşınızı kontrol etmek derin bir etki yaratabilir.

Her şeyden önce, Kur’an’ın bize “Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur” dediğini unutmayın.

İntiharı önlemek için birlikte çalışarak hayat kurtarma konusundaki ortak İslami sorumluluğumuzu hepimiz yerine getirebiliriz.

Okuma Önerisi: Z Kuşağı: Mesajınız var!

  • Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim sayfası.

Yorum yapın