İyilik Irmağı Akmaya Başladı #1

Paylaş

Yazı başlığının neden iyilik ırmağı olduğunu anlatarak başlamak sanırım en doğrusu olacaktır. Öyleyse ben yazmaya siz okumaya devam edelim. Doğrudur. İyilik, hele bizimki gibi topraklarda, en çok bir ırmağa benzer. Alttan, usul usul, her seferinde sadece işini yaparak akar durur.

Yukarıda eğik (italik) olarak yazılan cümleler Ismail Kılıçarslan ağabeye ait. Onun yazısı beni çok etkiledi. Ben de bir iyilik ırmağına karışmak istediğim için aynı başlığı kullandım. Elbette Ismail ağabeyin yazısında anlattığı gibi bir hikayemiz henüz yok ama anlatmaya değer gördüğümüz birşeyler var.

Iyilik yapmayı seviyoruz. Iyilerle olmayı seviyoruz. Iyiliği yaymayı ve iyiliği duyurmayı istiyoruz. Gayemiz bu hedefimiz Allah’ın rızasını kazanmak.

İyilik Irmağı
Iyilik Irmağı

İyilik ırmağı, geniş bir yelpazeyi işaret ediyor lakin şuan için dar bir çerçeveyi ifade ediyor. Neyse lafı uzatmayayı ve ne anlatmak istediğime geçeyim.

Erdem ve Yusuf adında iki çok kıymetli arkadaşım var. Çorlu’da hizmet veren Modern Erkek Kuaförü bu iki arkadaşımın ekmek teknesi. Ben fabrikada çalışıyorum. Onlar ise kendi mesleklerini yapıyorlar. Yani ekonomik olarak benden iyi durumdalar. Bu iki dostum, yanlarına birkaç arkadaş daha ekleyerek bir iyilik zinciri oluşturmuşlar. Ekonomik durumu müsait olmayan ailelere karınca kararınca yardımda bulunuyorlar.

Mesela faturaları ödüyorlar. Erzak yardımı yapıyorlar. Çocuklara giysi alıyorlar vs.. Benim maddiyatımın zayıf olduğunu bildikleri için bu durumdan çok sonraları haberdar edildim. Haberim oldu ama uzun bir süre bir bu zincire bir faydam olmadı. Ta ki 14 Mart Perşembe gününe kadar.

O gün traş olmak için dostum Erdem’in yanına geldim. Bir süre bekledikten sonra traşımı oldum ve muhabbet etmeye başladık. O esnada Yusuf’un telefonu çaldı. Arayan kişinin eski bir müşterisi olduğunu, kanser hastalığına yakalandığını belirtti. Telefondaki ses şöyle diyordu:

Yusuf evde yiyecek bir şey kalmadı..”

Bir koca için, bir baba için, aile geçindiren bir adam için belki yapılması en zor şeyi yaptı. Bir başkasına el açtı. Bu elbette utanılacak bir durum değil. Nihayetinde rızkı da veren hastalığı da veren Allah’tır. Bununla birlikte infak etmeyi emreden de Allah’tır. İşte iyilik ırmağı hareketimiz bu emrin bir neticesidir. 14 Mart günü yaşadıklarımı gece facebook profilimde yazdım. Değiştirmeden buraya ekliyorum.


İyilik Irmağı 14 Mart 2019

Biliyorsunuz dostlar; burada iyilik üzerine yazıyorum. Iyiliklerin çoğalması en büyük arzumuz. Ümidimiz var ve her an artıyor. İşte güzel bir örnek:

Sevgili dostlarım Erdem ve Yusuf ‘un yanına traş olmaya geldim. Perşembe akşamları sohbet olduğu için traş sonrası kuaförde oturup beklemeye başladım.

Sonra dostlarımızdan birinin telefonu çaldı. Arayanın kim olduğunu bilmiyorum. Bildiğim şey arayan kişinin kanser hastası olduğu ve geçimini sağlamakta zorlandığı..

Ben durumu kavramaya çalışırken elime tutuşturulan bir kredi kartı ile soluğu Bim’de aldım.

Gerisini tahmin edersiniz zaten..

Dostlarım, dünya dediğimiz bu imtihanhanede hepimiz birer yolcuyuz. Menzilimize varmak üzere yoldayız. Maddi kazançlarımızı manevi kazanca dönüştürerek yol almak bize verilen görev.

Medet Allah’tandır. Allah’ın vesile kıldığı kullardan olmaya bakalım. Iyiliği çoğaltalım. Iyiliği yayalım. Elimizdeki imkanlar dahilinde ihtiyaç sahiplerine ulaşalım.

Unutmayalım varlığı var eden de, yokluğu veren de Allah’tır. Mülk de para da Allah’ındır. Bugün bizde bol olanı paylaşalım ki Allah kazancımızı bereketlendirsin..

Allah iyilik yapanlardan, iyiliği çoğaltanlardan razı olsun..


Bu satırları facebook ‘ta paylaşmamın ardından çok sevdiğim Ilyas Vardoğan Bey amca beni aradı. Ve kanser hastası olduğunu belirttiğim ağabeyimize yardım etmek istediğini söyledi. Kendisi Nazilli’de ben ise Çorlu’dayım. Bu iş nasıl olur diye düşündük ve Ilyas amca gıda yardımında bulunmak istediğini söyleyince yine ortak tanışımız olan ve Çorlu’da kasaplık yapan (Akpınar Kasap) Ibrahim Akpınar ağabey ile irtibata geçtik.

Nihayetinde Ibrahim Akpınar ağabeyin de katkıda bulunduğu bir erzak kolisi hazırladık ve yerine ulaştırdık. Böylelikle ihtiyaç sahibi ailemizin gıda sorununu kısmen çözmüş olduk. Bu süreci ise facebook profilimde şu şekilde anlattım.

Bir dostumuz vasıtası ile hasta olduğunu öğrendiğimiz bir ağabeyden sizlere daha önce bahsetmiştim.

Bugün bir iyilik ırmağı daha kuruldu. Öyle bir ırmak ki Nazilli’den Akpınar Kasap’ a kadar uzanıyor..

Doğrudur. İyilik, hele bizimki gibi topraklarda, en çok bir ırmağa benzer. Alttan, usul usul, her seferinde sadece işini yaparak akar durur.

Siz de bir iyilik ırmağına karışmak istemez misiniz?


Burada sizlere Ilyas amca ile ilgili bir bilgi vereyim. Kendisi Aydın Nazilli’de ikamet ediyor. Lakin kızı Dilek Vardoğan abla ise iki kızıyla birlikte Çorlu’da yaşıyor. Ilyas amcanın damadı Semih Aktolun ağabey kısa bir süre önce 42 yaşında kanser hastalığı nedeniyle vefat etti.

Aktolun ailesi benim tanıdığım en harika ailelerdendir. Semih ağabeyle yüzyüze görüşemedim. Cenazesine de katılamadım. Bunların ıstırabını her an yaşıyorum. Sizler Semih Aktolun ismini beli internet sitelerinde okumuşsunuzdur. Herhangi bir bilginiz yok ise şu haberi okuyabilirsiniz.

Babadan yürek dağlayan mektuplar

İyilik Irmağı

Sevgili Semih Aktolun ağabeye rabbim rahmet merhamet eylesin. Mekanı cennet olsun. Îşte böyle dostlar hayat geçip gidiyor. Her an imtihan devam ediyor. Önemli olan infak edebilmek. Az olsa da çok olsa da Allah rızası için paylaşabilmek.


Bundan sonra daha nice iyilikler olsun diye çalışmaya gayret edeceğiz. Rabbim üzerimizden rahmetini esirgemesin..

ABİ KEMAL KACAR (TUNALI) – AHMET KEMAL ÖNCÜ

“İyilik Irmağı Akmaya Başladı #1” için 3 yanıt

  1. Ahh Nizamettin naptın sen ya. Ağla ağla bi hal oldum.
    Neyse bu dünya rahat etme yeri değil tüm faniler gibi bu sürgün hayatın aldatmacasına kanıyorduk ki Rabbim bize çileyi erken verdide kendimize geldik. Ne mutlu bize. Ölmeden ölmenin kapısı aralandı benim için…
    Aileye şifa sabır ve güç versin Rabbim sizleri de iyi insanlarla karşılaştırsınki ırmağınız kurumasın.
    Biz her zaman yanınızdayız.

    1. Sevgili Dilek abla, istemeden sizlerin acılarını tazeledimse lütfen beni affedin.

      Bugün (20 Mart Çarşamba) Kasap İbrahim ağabeye uğradım. Rahmet olsun Semih ağabeyden konuştuk. Ne kadar iyi bir insan olduğundan bahsettik. Hayırlar ile yad ettik.

      Hayatımızın dediğiniz gibi rahat yüzü göremeyeceği bu dünyada değerli sayılabilmesi için Allah’ın rızasını kazanmak uğruna ıyilikler yapmaya ve iyiliği yaymaya devam edeceğiz.

      Bu devamlılık (Allah razı olsun) sizler gibi müdriklerin sayesindedir..

  2. Selamun aleyküm; okumaya başlarken inan gözlerim yaşla doldu .satırlar tükenirken yüreğimde derin acılar oluştu dünyevi hiç bir arzu ve isteğim yok adım zikredilmesi beni biraz mahcup etti vesselam Rabbim bizlere helal rızıklar versin insallah bizde karinca kararinca bu guzel oluşumun içinde olmanın.verende O alanda O nedir senden gidecek telaşını görende mal senin zannedecek diye yazımı tamamlıyor sevgi ve selamlarımı sunuyorum .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.