Dünyanın Karmaşasından Kurtulma Vesilesi: Ölümü Hatırlamak

Allah her şeyi sabit bir yaşam süresi (ömür) ile yaratmıştır. Nitekim ölüm dışında sabit bir kesinlik de yoktur. Öyleyse sık sık ölümü hatırlamak lazımdır.

Hiçbir kimse Allah’ın yazılıp bir süreye bağlanmış izni olmadan ölmez… (1)

Herkes ölümü tadacaktır; yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak ancak kıyamet gününde verilecektir…(2)

Dünyanın Karmaşasından Kurtulma Vesilesi: Ölümü Hatırlamak
Dünyanın Karmaşasından Kurtulma Vesilesi: Ölümü Hatırlamak

Ölümü Hatırlamak

Ölüm hakkında konuşmak yahut yazmak için Efendimiz Aleyhisselâm’ın “ağızların tadını kaçıran ölümü sıkça hatırlayın” sözünden başka bir nedene ihtiyacımız yok.

Ancak ölüm üzerine yazma fikrine kıymetli Sezer’in Başın sağ olsun diyememek adlı yazısından sonra kapıldım. Zira, ölümü hatırlamak, kendimize ve etrafımızda cereyan eden olaylara dair bakışımızı değiştirebilir.

İnsan ölümün kaçınılmaz bir kesinlik olduğunu bilir ama ne zaman nerede öleceğini bilemez. Bunu bize yüce Rabbimiz şöyle bildiriyor:

(…) Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez; hiç kimse nerede öleceğini bilemez; ama Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. (3)

Bizler yani yaratılmış kullar, öldükten sonra Allah’a döneceğiz. Öyleyse hayattayken yaşamımızı O’nun buyurduğu şekilde gönüllü olarak düzenleyerek Allah’a yakınlaşmayı seçebiliriz.

Bu sayede ölmeden önce Rabbimizin lütfuyla tanışma ve O’nun rızasını kazanmaz fırsatı yakalamış oluruz.

Dünyada iken Allah’ın nimetlerinden faydalanarak O’nun rızasını kazanamayanlar; Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği fırsatları kaçırarak yaptıkları hatalardan dolayı sonsuza dek pişman olacaklardır.

Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, “Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım” der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

Sûra üflendiğinde artık ne aralarındaki akrabalık bağları işe yarayacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!

O zaman kimlerin tartıları ağır gelirse işte bunlar kurtuluşa ermiş olacaklar.

Tartıları hafif gelenler ise kendilerini ziyan etmiş olanlardır. Onlar cehennemde ebedî kalacaklar. (4)

İnsan Unutkandır

Ölüm kesin olsa da, zaman zaman Rabbimize verdiğimiz sözü ve ölümü unutmaya meyilliyiz. Bu unutkanlık, her ne kadar insan doğasının bir parçası da olsa bizi hayattaki yaratılış gayemizden saptırabilir:

Allah’ın mesajını görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz; artık bu onun arkadaşıdır. (5)

Bu unutkanlık ancak, hayatımızın her alanında, yaptığımız her işte Allah’ın hatırlanması ile aşılabilir zira Kur’an bize şu duayı öğütlüyor:

Takvâ sahipleri, içlerine şeytandan gelen bir saptırıcı fikir doğduğunda O’nu düşünüp hemen gerçeği görürler. (6)

Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri üzerimize yükleme! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et! (7)

Kaçışı olmayan ölümden korkmanın aptalca olduğunu bilin. Ölümden sonra olacaklardan korkmamak, bunu lehimize değiştirmek bizim gücümüz dahilinde olsa da insan pervasızdır. Allah Kuran’da bize hatırlatıyor:

Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever. (8)

Allah’ı hoşnut etmek için gösterilen hiçbir çaba karşılıksız kalmayacak, bu dünyanın zevklerini aramak için yapılan her çaba da boşa çıkacaktır.

Dahası, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam bize, amellerimiz dışında bizimle ahirete hiçbir şeyin gitmeyeceğini ve sürekli ölümü hatırlamanın Dünya’daki hoşgörümüzün belli bir perspektif içinde kalmasına yardımcı olacağını hatırlatmıştır:

Ağızların tadını kaçıran ölümü sıkça hatırlayın. (9)

Ayrıca cenazeye veya cenaze namazlarına katılmak için zaman ayırmamız gerektiğini, ayrıca vefat etmiş kimselerin mezarlarını ziyaret etmemizi tavsiye etti. Çünkü bunlar bize nihai kaderimizi hatırlatır.

Son olarak, Kuran’ın tarif ettiği en kötü cezalardan biri, Allah’ı unutanlara mahsustur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz. Onların yönüne bile bakmayacak.

Bu dünyada Allah’a ait olduklarını iddia ediyorkar ama O’nun emirlerine aldırış etmiyorlar. En önemli günde, onlarla Allah arasında bir duvar vardır. O gün Rabbimizin rahmet ve merhameti taşacak, ama onlar için değil!

Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle satanlara gelince, işte onların âhirette hiç nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem veren bir azap vardır. (10)

Kaynakça

  • 1- Âl-i İmrân Suresi, 145. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 2- Âl-i İmrân Suresi, 185. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 3- Lokman Suresi, 34. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 4- Mü’minun Suresi, 99-103. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 5- Zuhruf Suresi, 36. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 6- A’râf Suresi, 201. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 7- Bakara Suresi, 286. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 8- Bakara Suresi, 195. Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • 9- Tirmizî, 2307.
  • 10- Âl-i İmrân Suresi, 77. Diyanet İşleri Başkanlığı.
Dünyanın Karmaşasından Kurtulma Vesilesi: Ölümü Hatırlamak
Dünyanın Karmaşasından Kurtulma Vesilesi: Ölümü Hatırlamak

Yorum yapın

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Don`t copy text!