Kitap Kitaplar ve Kitaplarım “Gelin Hasbihal Edelim”

Paylaş

Kitap üzerine bir kategori açmayı uzun zamandır düşünüyordum. Kitaplar, benim hayatımda önemli bir yere sahip. Hani derler ya ne öğrendimse kitaplardan öğrendim. Öyle işte..

Kitaplar kalır, yüzyıldan geriye. Kitaplar kalır, kalmaklar tükenince. Romanlar kalır, kırık dökük hayatların ardından; şiirler kalır, tam tekmil aşkların bittiği ufuklarda. Çocuklardan arta kalan masallar, büyüklerden hep taze hikayeler ve her şeyin sırrına sorular soran düşünceler kalır, bir yüzyılın ardından..

İnsandan sonra kitaplar kalır geriye. Kimi mürekkep kokusuyla sarhoş olmuş, kimi mücellitlerin mahir ellerinde efsunlanmış  kimi son model rotatiflerin ve tasarımların raspalarıyla şen şakrak kitaplar..

Kitap Kitaplar Kitaplarım
Kitaplık Sessizliği

Herkes bir kitap sahibi

Müslümanların Kelam-ı Kadim’i var, İsevilerin İncilleri ve Yahudilerin Tevrat’ı.

Herkese bir kitap verilecek işlerin sonunda. Çocuklar, ellerinde inanılmaz masal kitaplarıyla kendilerine en yakışan fiili, uykuyu çağırırlar yıldızlı yastıklara.

Bir genç kızın kalbi daha çok dokunaklı macera romanlarında dalgalanır durur. Genç oğlanlar, çizgi romanlarda kavgalar edip kalp hırsızlarının hikayelerine dadanırlar. İş erbabı meslek kitaplarını bırakmak istemez ellerinden. Alimler, dizlerinde kalın ansiklopedilerle mum ışıkları altında, uzamış saçlarını duvara çivileyerek müsaade etmek istemezler uyku ananın bilgi babayı alt etmesine…

Bütün hayatlarının kitap ile başlayıp kitapla bitmek gibi bir alışkanlığı var insanların.

İnsanlar bir yüzyıl yaşayıp gidince kitaplar kalır geriye.

Kitaplara bakıp bakıp kitaplar bırakanların kitaplarına bakmak istedim ben de. Memleketimin geçen yüzyılda bıraktığı kitaplara.

Bakmaya bir ömrün asla kifayet etmeyeceği o yorgun romanlar, o dargın ve mahcup seslerle bezenmiş fikir eserleri, o küçük insanın tatlı ama bir o kadar da zor yaşamını ebedileştiren hikayeler ve kavganın ve sevdanın ve ebedi ruhun aşkın parıltılarını billur fanuslarda efsunlu kelimelerle kalbimize nakşeden şiir kitapları…

Onlara bakmak istedim.

Yapmaya bir ömrün kifayet etmediği işlere bulaşmak, nakıs olmayı peşinen kabullenmek demektir ki bu da bir nedamete sebep olmaya.

Insan hayatındaki her şey istisnasız biçimde maziye dairdir. Sanki sadece kitap atiye sanırmış gibi geliyor. Kitaplar, maziden atiye fırlatılmış mektuplardır; ilelebet okunacak ve her daim makbul…

Memleketimizin geçen yüzyıldan kalan kitaplarına bakmanın, başka memleketlerinkinden daha kolay olması elbette acıttı. Kolay, zira bir zamanlar bu topraklarda kitaplar bile yakıldı. Yasaklandı, yargılandı, asıldı kitaplar da.

Çok şükür ki bütün bunlar geride kaldı. Artık kitap denen dostun önünde herhangi bir kilitli kapı yok. Halbuki kitaplar da bize benzemeye başladılar. Onlar da artık bir sektör. Onların da yeni kanunları, getto prosedürleri var. Ama olsun. Bu geçen yüzyıldan fazla kitap yazmamıza ve yayımlamamıza mani değil, olmuyor.

Demek bizler gidince, bizim yüzyılımızın kitaplarını tozlu raflardan indirip tetkik edecek olanlar daha çok yorulacak.

Gelecek yüzyılın insanları, bizim bu yüzyılımızın kitaplarına bakarken belki bizi de görecekler. Onları selamlıyorum şimdiden.

“Kitap Kitaplar ve Kitaplarım “Gelin Hasbihal Edelim”” için 2 yanıt

  1. Nizamettin Bey, ne güzel anlatmışsınız kitap ve onunla yaşamı…
    Kitap okumayı seven bir millet değiliz. Ama kitaba, kaleme saygısı hep olan milletiz. Hikaye kitabı bile olsa ayağının altında basıp, üstünden geçen gördünüz mü? Kur’an’ı bel üstünde abdestli taşıyan yine bizleriz. Yemin ederken kitabı şahit tutan yine bizler… Kavgada bile “kitapsız” kelimesi kullanan bir milletiz. Yani kitap okuma oranımız düşük de olsa kitaba saygı gösterenimiz çoktur. Kitaba ve içindeki yazanlara…
    Kitap yakıp, yıkanlar mı? Onlar hiç bizden olmadılar…
    Şu günlerde kitap okuyan nesil giderek artıyor. Mutlu edici. Ama belki de aynı oranda içi boş kitaplar yazmaya heves eden bir kitle büyüyor. Bu durumda yeterince üzücü. Belki birgün bu konuda da yazarsınız da daha detaylı hasbihal ederiz.

    Allah (C.C.) çarşınıza pazar versin. Selametle…

    1. Yazıya yaptığın eklemeler için teşekkür ederim Mehmet. Birçokları bilmez bilse de umursamaz ama kitaplardan okuyarak gelişmiş bir ümmet ve milletiz.

      Medreselerde okutulan derslerin çoğusunun kitap okutularak verildiği malumundur.

      Senin de buyurduğun gibi maalesef kitap da sektörün yani paranın kurbanı oldu. Tabi kitapla beraber inançlar ve gelenekler de..

      Şuan için belirlediğim bir yazı takvimim var. Inşallah sıra bu konulara da gelecek..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.