Koronavirüs (Covid-19) Salgınına Müslümanca Bakış

Koronavirüs ilk olarak 12 Aralık 2019 tarihinde Çin’de görüldü. 10 Mart 2020 tarihinde ise ülkemizde ilk koronavirüs vakası tespit edildi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 15 Mart 2020 tarihinden itibaren camilerde ibadete ara verildiğini duyurdu.

Ülkemizde bu gelişmeler yaşanırken çalıştığım fabrika Nisan ve Mayıs aylarında üretime ara verdi. Haziran ayı itibariyle çalışmaya başladık ve ayın sonuna doğru Suudi Arabistan, Koronavirüs nedeniyle Hac ibadetinde çeşitli kısıtlamaların uygulanacağını duyurdu.

Bir Müslümanın Koronavirüs Hakkındaki Düşünceleri
Bir Müslümanın Koronavirüs Hakkındaki Düşünceleri

Her halimize şükür!

Evde mecburi olarak karantinada kaldığımız iki ay boyunca hem fabrikadan hem de devletten maaş aldım. Evde olduğum için harcamalarım eskiye oranla biraz arttı ama herhangi bir sıkıntı yaşamadan süreci atlattım.

Çalışmadan geçirdiğim iki ay içerisinde rızık mevzusunu yeniden düşündüm. Kazananın, sahip olanın ben değil, lütuf sahibi Allah olduğunu bir kez daha gördüm.

Tam anlamıyla anlayamadığımız ve mukavemet gösteremediğimiz bir hastalıktan dolayı insanların rızık telaşına düşmesini temaşa ettim. İşten çıkartılma korkusuyla beraber geçinememe kaygısı yüzlerden okunuyordu.

Bu telaş ve kaygı bize bildiğimiz ama hatırımızdan çıkan “rızk veren Allah’tır” düsturunu yeniden hatırlattı. Bir daha unutmamak üzere – kendi kişisel gayretimize bağlı olarak – maddi kazanç sağlamananın Rabbimizin inayetiyle olduğunu bilelim.

Koronavirüs vaka ve vefat sayılarının arttığı – ki onlar birer rakam değil insan – günlerde Müslüman blog yazarı olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bu yazıda salgına tamamen inanç yönünden değineceğim.

Günahlara tevbe etme vakti!

Tüm bu süreci etrafımdaki kişilerle ve tabiki eşim ile bolca konuşma fırsatım oldu. Nihayetinde bunun bizlerin yaşadığı düzeni değiştirmesi ve kendimize çeki düzen vermemiz için bir imtihan vesilesi olduğunu da düşünmemiz gerektiğine karar verdim.

Yaşadığımız süreç beni elbette maddi önlemlerle birlikte, bu konu hakkında bolca tefekkür ve hayatımdaki hatalarım için de bolca istiğfar etmeye yöneltti.

Bir arkadaş sohbetinde insanların evlere kapanmasını, iş hayatının neredeyse durma noktasına gelmesini ve eğitim alma şeklimizin birden bire nasıl da değişiverdiğini konuşurken aklıma şu soru geldi:

Koronavirüs veya bir başka hastalık/salgın evreni ve içindekileri var eden El Hâlık olan Allah’tan daha mı büyük?

Cevap, kesin ve net bir şekilde hayır! Kimse veya hiçbir şey Allah’tan daha büyük veya üstün değil. Sübhanallah! Dinimizin temel yapısı budur ve Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam ve ondan önceki peygamberlerin öğretileri bu temel üzerine olmuştur.

Samimice dua edelim

Hicaz’a Hac veya umre için gitmedim. Ancak Müslümanların Kâbe’nin etrafında tavaf yapamamasının ne anlama geldiği çok açık: Bu bir Kriz!

Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri üzerimize yükleme! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et! (Bakara suresi 286. ayet. Diyanet İşleri Başkanlığı meali.)

Bu sıkıntılı süreçte Müslümanlar olarak, ümmet olarak Allah’ın ipine daha sıkı sarılmalıyız. İnancımızın zayıflamasına müsaade etmemeliyiz, binlerce insanı öldüren bir virüs salgın dahi olsa.

Zira Allah dilemedikçe dünyanın hiçbir yerinde bir kişiye veya topluluğa musibet, hastalık gelmez. Ve sadece Allah dilerse yükümüzü hafifletebilir veya kaldırabilir.

Salgının yeniden hız kazandığı, yasakların geri gelmeye başladığı şu günlerde yapmamız gereken ve ihtiyacımız olan; ülkemiz ve dünyanın herhangi bir bölgesinde salgın ile mücadele eden kardeşlerimiz için dua etmektir.

Rabbimiz işlediğimiz günahları affet. Bizlere hastalıklarla mücadele etme gücü ver.

Virüs bizim düşmanımız değil. Düşmanımız içerisinde bulunduğumuz dünyanın dünyeviliğidir.

Virüs için hem bilimsel olarak tavsiye edilen önlemleri almaya hem de inancımızı tazelemeye gayret etmeliyiz. Biliyoruz ki Allah kimseye kapasitesinin üzerinde kaldıramayacağı bir yük yüklemez.

Koronavirüs bize neleri hatırlattı?

Salgının daha önceden bildiğimiz ama pek üzerinde durmadığımız görevleri bize yeniden hatırlatmasına da değinmeden yazıyı bitirmek istemedim.

Öncelikle koronavirüse teşekkür ediyorum. Bizi eve döndürdü. Sadece Allah’a güvenerek kendimizi arındırabileceğimizi gösterdi. Bize yeniden medeni insanlar olmanın bir gereği olan hijyene dikkat etmemizi sağladı.

Ayrıca bize tekrar ne kadar zayıf ve nankör olduğumuzu gösterdi.

Şefkat ve dayanışmanın ne kadar mühim şeyler olduğunu, merhamete ve merhametli olmaya ihtiyaç duyduğumuzu anlattı.

Peki ama bunlar zaten bizler de yok muydu? 1400 yıl öncesinden Efendimiz Aleyhisselam bizi uyarmadı mı? Hadi gelin birlikte yeniden hatırlayalım.

#Evdekal

Bir yerde veba hastalığı çıktığını duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde veba hastalığı çıkarsa o bölgeden de ayrılmayınız. (Buhari, Müslim)

İzolasyon ve Sosyal Mesafe

Cüzzamlılara taraf devamlı olarak bakmayın. Onlarla konuştuğunuz vakit aranızda bir/iki mızrak boyu mesafe olsun. (Müsned)

Temizlik ve Hijyen

Temizlik imanın yarısıdır. (Müslim), Sizden biriniz hapşıracağı zaman, iki avucunu yüzüne koysun ve (hapşırırken) sesini kıssın (kısmaya çalışsın). (Müstedrek)

Yukarıda okuduklarınız ve daha fazlasıyla salgın hastalıklar ile ilgili 1400 yıl öncesinden gelen temel kurallarımız var. Bizler bu konunun cahili değiliz ama unuttuk.

Peki şimdi ne yapacağız?

Bu salgın inşallah yakın gelecekte bitecek. Ama asıl soru şu: Kendimizi değiştirecek miyiz yoksa yeni bir salgın gelene kadar eski hâlimizi devam mı ettireceğiz?

Bizim düşmanımız virüsler değil, kötü alışkanlıklarımızdır. Dolayısıyla kendinizi ve yaptıklarımızı kontrol etmeliyiz.

Bu vesileyle bizler için hayatlarını tehlikeye atan ve feda eden tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bu korkunç illetin kurbanları için dua ediyorum. Rabbim hepimizi bağışlasın ve korusun.

Bir Müslümanın Koronavirüs Hakkındaki Düşünceleri
Bir Müslümanın Koronavirüs Hakkındaki Düşünceleri

Yorum yapın

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Don`t copy text!