Masonluk ve Hiram Usta Efsanesi Masonluk Dosyası #2

Hiram Usta Masonluğun piri olduğu için Masonlar ona kâinatın ulu mimarı derler. Hiram’ın babası Ölünce annesi dul kalmıştı, onun için ona dul kadının çocuğu derler. Hiram Usta’nın bu hatırasına binaen de bütün Masonlara dul kadının çocukları denir.

Hiram Usta Kimdir?

Hazreti Süleyman’ın mabedinde usta olarak çalışan Hiram, şeytan ile kurduğu irtibattan dolayı masonluğa şeytanın dini de denir. Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğine göre Hazreti Süleyman’ın emriyle cinler Hiram Usta’nın baş usta olduğu mabed inşaatında amele olarak çalışmışlardır.

Hazreti Musa zamanında Samirinin yaptığı buzağı heykelinin içine girerek inek gibi böğüren şeytan bu sefer de Benî İsrail’den bazı adamlarla birleşerek Süleyman Aleyhisselâm’a tuzak kurmuş ve onu tahtından uzaklaştırmaya çalışmıştır.

Tarihin en eski ve en gizli örgütü Masonluktur. Masonluk, dışa bağlı ve gizli bir Yahudi tarikatı olup, tarihi bir efsane olan Hiram Usta’ya kadar dayanmaktadır.

Masonluk ve Hiram Usta Efsanesi
Masonluk ve Hiram Usta Efsanesi

Hiram Usta, bu efsaneye göre Hazreti Süleyman’ın mabedinde çalışan amelelerin ustabaşısıdır Ancak Hazreti Süleyman bu mabedde cinleri de amele olarak çalıştırmıştır. Kur’an-ı Kerîm’de bunlardan bahsedilmektedir.

Şeytanları da onun (Hazreti Süleyman’ın) emrine verdik. Kimisi bina ustası, kimisi de dalgıç idi.” (Sâd:37)

Şeytanlardan onun için dalgıçlık edenleri ve daha başka işte çalışanları emrine verdik ve hep onları zabdeten bizdik.” (Enbiya:82)

Dikkatinizi Çekebilir: Masonluk Nedir? Masonluk Dosyası #1

Çalışanların ustabaşısı olan Hiram Usta kendi bilgi ve maharetini baskalarına öğretmemekle beraber, orada çalışanları kategorize ederek tasnif etmiş ve çırak, kalfa ve usta diyerek onları üç sınıfa ayırmışır.

Masonluğun öncüleri sayılan Hiram ustanın bu duvarcıları, kendilerine ustalığın sırlarını öğretmeyen Hiram Usta’yı öldürmüşlerdir.

Ancak Masonlar tarafından kutsallastırılan Hiram Usta’nın bu hareke bugünkü Masonluğun sırrını teskil etmektedir. Bütün Yahudi orgütlerinde olduğu gibi Masonluk da tamamen gizli bir Yahudi tarikatıdır.

Mason kelimesinin ash maçon olup Fransızca duvar ustası manasına gelmektedir. Masonluğu, biri felsefi ve diğeri de siyasi olmak üzere iki boyutlu bir örgüt olarak görmek mümkündür.

Masonluğun felsefi boyutu Süleyman Aleyhisselâm zamanına kadar uzatılarak Hiram Usta ile irtibatlandırılır. Hiram Usta Masonların piri olarak görülür. Masonluğun sırlarının da Hiram Usta’dan kaynaklandığına inanılır.

Hiram Usta Süleyman mabedinde çalışanlan çırak, kalfa ve usta ayırımına tabi tutarak sınıflandırmış olduğu için bugün Masonlukta çırak, kalfa ve usta kategorizesi yapılmaktadır.

Hazreti Süleyman ile ilgili bazı Kur’an ayetlerinde, inşaat işlerinde cinlerin çalıştırıldığına dair işaret olmakla beraber, her hangi bir isim zikredilmemektedir.

Aşağıda, bu konu ile ilgili Mason kaynaklanında geçen bir alıntıyı veriyoruz:

Hazreti Süleyman yaptırmakta olduğu büyük tapınağının yapım ve süslenmesini sağlamak için Tyrien kralından yardım ister.

Kral kendi adını taşıyan bilgili ve değerli oğlunu gönderir. İşte bu oğlan, yani Hiram, isi başarmak için bir takım plânlar hazırlar ve işçileri çırak, kalfa ve usta olarak derecelendirir ve her biri için ayrı bir parola düzenler.

Yapının bitmek üzere olduğu bir gün, yeteneksizliklerinden ötürü ustalığa yükselemeyen üç kalfa, ustalığın sırlarını zorla almak isterler ve kimsenin bulunmayıp, Hiram’ın yalnız olduğu bir anda tapınağın üç kapısını tutup, ustalık gizlerini (sırlarını) ve parolasını isterler.

Hayatı pahasına bu gizi vermeyen Hiram, adalet, cesaret ve sanat aşkı ile dolu her gönülde yanan bir meş ale olur. Masonluk buradan dogar.

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, Masonluğun tarihi Hiram Usta’ya kadar dayandırılır ve ilk Masonun da Hiram Usta olduğu kabul edilir. Masonluğun gizliliği de bu Hiram Usta efsanesinden gelmektedir.

Dünyanın en gizli örgütü olan Masonluk, bugün hemen hemen bütün dünya milletlerinin içine sızarak, onların, askeri, siyasi kültürel ve ekonomik hayatlarını kontrol altında tutmaktadır!

Masonluğun Türkiye’ye girişi, meşhur Lâle Devre diye tarihimize geçen dönemde olmuştur. İlk Türk Mason, Çelebizade Sait’tir. Bu şahıs 1755 yılında 6 ay kadar da sadrazamlık yapmıştır.

Masonların anayasası “Anderson Prensipleri adlı çalışmadır. Bu anayasa Anderson isimli bir Haham tarafından 1723 tarihinde tesbit adilen kurallardır.

Usta tekrisinin bütün sembolizmi, Hiram efsanesi, daha doğru olarak da Hiram’ın katli etrafında cereyan etmektedir. Efsanenin ana çizgileri malumdur.

Ustalık sırlarını haksız yere elde etmek isteyen üç kötü kalfa, birer birer Hiram’ın üstüne saldırırlar. Onu yaralarlar. Sonucunda da onu öldürürler.

Dikkatinizi Çekebilir: Siyonizm Dosyası #1

Cesedini gömerler ve yeni kazılmış mezar toprağının üstüne bir akasya dalı dikerler. Hiram’ı aramaya giden kalfalar akasya dalı sayesinde cesedi bulup, ortaya çıkarırlar.

Hiram efsanesi, antikçağ mitlerine çok benzemektedir. Fakat, bu efsanenin 1725’lerde ortaya çıktığı iddia edilmektedir. Esasen bu tarihten öncesine ait her hangi bir belgede bu efsane görülmemektedir.

Yalnız şunu da kabul etmek lâzmdır ki, Hiram efsanesi bir rittir ve tekrisin vereceği bütün ilkeleri de kapsamaktadır. Adayın yaşadığı ve bizzat Hiram’ı temsil ettiği Hiram efsanesi tekris töreni sembolik bir oyundur.

Bu dram ile antikçağ mitlerinin bir devamı gösterilmektedir. Sembolik ölüm, bilindiği gibi, yalnız antikçağ mitlerinde değil, aynı zamanda bütün tekris ritlerinde, en ilkel olanlarında bile vardır.

Masonlukta, Usta derecesinde adayın bizzat yaşadığı Hiram efsanesi ilk üç derece tekrisini tamamlar ve sona erdirir.

Osmanlı İmparatorluğunda ilk batılılaşma hareketlerinin başlaması Üçüncü Ahmet (1703-1730) devrine rastladığı biliniyor. Üçüncü Ahmet Nevşehirli Ibrahim Paşa’yı damat edinip sadrazamlığa getirince (1718-1730) Osmanlı tarihinde de yeni bir dönem başlamış oldu.

Geleceğin tarihçisinin Lâle devri diye adlandıracağı bu devir, aynı zamanda yeni bir düzenin temellerinin atıldığı ve çağdaşlaşma tarihimizin de başlangıcı olmuştur. Bu çağdaşlaşmaya da batılılaşma Türk milletine çok pahalıya mal olmuştur.

Sebebine gelince batılılaşmaktan amaç dış dünyanın kalkınmışlığını ve teknolojisinin alınacağı yerde onların gelenek, görenek ve kültürleri ithal edilerek, batılılaşma hedefinden saptırılmış ve aradan geçen bunca zamanı, ileriye gideceğimiz yerde yerimizde sayarak heba etmişiz.

Ayrıca batılılaşma süreci içerisinde ülkemize sızan zararlı fikir ve ideolojiler, milli kimliğimizde manevi bir boşluk meydana getirmiştir. Bu zararlı akımların başında gizli bir örgüt olarak varlığını halâ sırlı bir şekilde sürdüren masonluk gelmektedir.

Bu gizli cemiyetin ülkemize girişi 1720’li yıllarda olmuştur. Babası Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ile Paris’e giden Sait Çelebi, geriye dönüşünde masonluğu da beraberinde getirmişti.

Padişah Üçüncü Ahmed, Paris’e elçi olarak gönderdiği Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve oğlu Sait’ten faydalı işler beklerken, onlar Avrupanın zararlı akımlarıyla esrarlı cemiyetlerini getirip yurda sokmuşlar.

1720 senesinde, yani Üçüncü Ahmet devrinde Fransa’ya elçi olarak gönderilen Yirmi sekiz Mehmet Çelebi oğlu Said Çelebi’yi de kedhüda (kâhya) olarak beraberinde götürmüş ve bîr yıl kadar Paris’te kalan baba-oğul bir hayli yeni fikirlerle İstanbul’a döndükten sonra Said Çelebi, İbrahim Müteferrika ile Türkiye’de ilk matbaayı kurmuşlar ve bu sıradabIstanbul’daki Fransız locasına bazı dostlarıyla beraber intisap etmişlerdir.

Türklerden ilk mason olarak bildiğimiz, bu suretle Yirmisekiz Mehmet Çelebizade Sait Çelebi’dir.

Masonluk, dış ülkelerde görev yapan Osmanlı memurları ve yabancı elçiler tarafından Türkiye’ye sokulmuştur. Çelebizade Sait’in Fransa’da mason oluşundan bir asır sonra Mustafa Reşit Paşa da Ingiltere’de İskoçya locasında tekris edilmiştir.

Böylece masonluk, zamanla Üst düzey devlet bürokrasisine yerleşmiş oldu.

Masonluk ve Hiram Usta Efsanesi

Kaynakça

1- Siyonizmin Oyunları, Cemal Anadol.
2- Türkler ve Yahudiler, Abram Galanti.
3- Tanrıyı Kıyamete Zorlamak, Grace Hallsell, Kim Yayınları.
4- Masonluk, Azmi Özcan, TDV İslam Ansiklopedisi maddesi.

“Masonluk ve Hiram Usta Efsanesi Masonluk Dosyası #2” üzerine 2 yorum

  1. Hiram Usta konusunun bu kadar efsanevi olduğunu bilmiyordum. Her konuda olduğu gibi bunda da aşırı derecede gereksiz mistizm var.

    Yahudiler, Siyonist veya Masonlar ve dünyanın geri kalanın da bulunan örgütlerde ki bu mistizm sevdası araştırılmalı..

    Yazı için teşekkür ederim.

    Cevapla
    • Evet, zaten bu tip yapılanmalar mistizmden ileri derecede faydalanırlar. Sadece bizim toplumumuzda değil dünyanın birçok ülkesinde insanlar bu tip gizli saklı örgütlere karşı ilgi duyuyor.

      Yorum yaptığınız için teşekkür ederim.

      Cevapla

Yorum yapın

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Don`t copy text!