Sinop Milliyetçiliği

Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda biraz tereddüt ettim. Zira yazdıklarımdan ne demek istediğimi anlayanlar olduğu gibi kendince manalar çıkararak absürt tepkiler verenler de çok..

Neyse arif olan anlar..

Her konuda olduğu gibi maalesef hemşericilik konusunda da yanlış bir tutum sergiledik.

Zira hemşericilik bizim için kendi geçmişimizi muhafaza edip, toplumsal alana dahil olma ve bu alanda başarı elde etme mücadelesi olması gerekirken; yaşadığımız bölgenin insanları ile rakabete, ayrışmaya ve toplumsal kapalılaşmaya doğru evrildi.

Sürecin bu yönde gelişimi sakat bir milliyetçilik anlayışını da beraberinde getirdi.

Yaşadığımız her menfi olayda “biz Sinopluyuz” diyerek olayları toplumsallaştırdık. Bireysel olayları daha iyi sonuç alabiliriz umduyla kendi toplumumuza mâl ettik.

Bunu yaparken bireysel meselelerin yaşadığımız toplumda mücadele vererek başarı kazanmış hemşerilerimizi nasıl etkilediğini düşünmedik yahut göz ardı ettik.

Bununla beraber mimlenmiş, adı çıkmış bir topluluk haline geldik.

Elbette olumsuz olaylarda hemşeri olarak birbirimize sahip çıkmalı ve hakkımızı aramalıyız. Lakin bunu yaparken çevremizden kendimizi soyutlamamalıydık.

Herkesin başına gelebilecek olayları “hep Sinoplular eziliyor, hep Sinoplulara oluyor” demek çevreden soyutlaşmanın en güzel örneği değil midir?

Sinopluların, tanınmış iş admları ile, başarılar kazanan eğitimcileri ile, sivil toplum kuruluşlarında hizmet eden gönüllüleri ile, nice başarılara imza atmış öğrencileri ile, dürüst güvenilir esnafları ile anılması daha güzel olmaz mı?

Diyeceksiniz ki zaten böyleleri var. Evet var. Zaten yukarda da yazdım. Ama işte bireysel hataları Sinopluyuz diyerek örtmeye yahut gidermeye çalışınca örnek olanlarımız, başarı kazanmış olanlarımız da mahcup ve mağdur oluyor.

Düşünün!

Devlet kurumunda çalışan bir memursunuz. İş arkadaşlarınız size şöyle söylüyor: “Sinop mahallesinde olay olmuş. Kesin bir şeyler yapmışsınızdır da ondan öyle olmuştur.”

Tabiki başkalarının sözleri ile hareket edecek ve kendimizi yargılayacak değiliz ama kimseye bu fırsatı vermemek de bizim elimizde değil mi?

Mafyavari, astım kestim tarzı bir Sinopluluk anlayışı bizi doğru bir alana, varmak istediğimiz yere götürmüyor.

Biraz daha kurumsal, biraz daha itidalli ve biraz daha akılcı hareket edelim. Kendimizi olumsuz olarak nitelendirilen bir topluluk haline getirmeyelim.

Sinoplular en az 40 yıldır Çorlu’nun katma değerini oluşturuyor. Her alanda bizim alın terimiz var. Bu gayreti heba etmeyelim..

Sinop Milliyetçiliği
Sinop Milliyetçiliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir