Sözün Haysiyeti, Sahici Bir Duruş
2012 yılından bu yana dijital dünyanın farklı sokaklarında kelimelerle bağ kurmaya çalışıyorum. Ancak bugün bilginin gürültüye, fikirlerin ise ucuz birer slogana dönüştüğü bir çağdayız. Herkesin konuştuğu yerde mesele sesin yüksekliği değil, sözün haysiyetidir.
Bu köşe; vitrin meraklılarının, tabela sivil toplumculuğunun ya da günü kurtaran alkışların uzağında durma gayretidir.
İnsana, cemiyete ve sokağın gerçek vicdanına bakarken üç temel pusulaya sadık kalmaya çalışıyorum:
Sahici Sivil Toplum: Tabela arkasına saklanmayan, gösterişten uzak, doğrudan dertle dertlenen bir dayanışma bilinci.
Toplumsal Hafıza ve Vefa: Hız çağında unuttuğumuz değerler, hayatımıza dokunan adsız kahramanlar ve ödenmesi gereken ahlaki borçlar.
Sözün Namusu: Güce göre eğilmeyen, satın alınamayacak kadar sahici ve kendi doğrusunun bedelini ödemeye hazır bir fikir ahlakı.
Burada okuyacağınız her satır; bir cemiyet dertlenmesi, bir vefa borcu veya hakikate küçük bir şerh düşme çabasıdır.
Hoş geldiniz