Saat sabahın beşi. Alarm çalıyor. Peyami Safa, masasının başına geçiyor. Bir fincan çay, sessizlik ve beyaz bir kağıt. Türk edebiyatının en üretken kalemlerinden biri olan Safa, en iyi yazdığı zamanın sabahın erken saatleri olduğunu söylerdi. Günün geri kalanı gazetecilik, tartışma, hayatın gürültüsüydü. Sabah ona aitti.
Bu hikâyeyi okuyunca aklına ne geliyor?
Okumaya devam et “Sabah Rutuni Kocaman Bir Yalan Olabilir mi?”
