Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteği ile kurulan gayrimeşru İsrail Devleti, bugün de özellikle ABD’nin desteği ile, Lübnan, Ürdün, Irak, Iran, Suudi Arabistan ve Suriye gibi İslam ülkelerine saldırarak, topraklarını genişletmeye çalışmakta ve Arz-ı Mevud üzerinden Dünya hakimiyetine doğru yol almaktadır.

Arz-ı Mevud (Vadedilmiş Topraklar)

Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3
Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

Yahudilerin, Allah’a ve onun Peygamberi olan Hz. Musa Aleyhisselam’a ilk isyanları kölelikten kurtarıldıkları gün başlamıştır. Kendilerine vadedilen toprakta yaşayanlardan korkarak oraya girmeyince, Allâh Teâlâ’da onlara kırk yıl oldukları yerde dönüp durma cezası verdi.

Bu arada Musa Aleyhisselam vefat etmiş, onlardan da yeni bir nesil meydana gelince Arz-ı Mukaddes’e gitmişlerdir. Ancak Yahudiler kendi tarihlerini İbrahim Aleyhisselam’dan başlattıkları için gerçekleri değiştirerek söylerler.

Dikkatinizi Çekebilir: Siyonizm Dosyası #1

Arz-ı Mevud, (Vadedilen topraklar) Yahudiler buna Eretz Israel derler.

Onların inancına göre Yahudi tanrısı Yehova (muharref) Tevrat’ta Hz. Ibrahim’e şöyle söylüyor: “O gün Rab Abraham’la ahdedip dedi; Mısır ırmağından (Nil’den) Fırat nehrine kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim.” demektedir.

Hahamlar tarafından tahrif edilen bugünkü Tevrat’ın başka bir yerinde de: Ayağının bastığı her yer senindir, diyor. Bundan dolayı İsrail, bütün Ortadoğu’yu kendi bayrağı altına alabilmek için işgallerini sürdürerek, bütün bölgede terör ve katliam hareketlerini başlatmıştır.

Böylece önce Ortadoğu’da Büyük İsrail hayalini gerçekleştirmek ve bilahare bütün dünyayı ele geçirmeye çalışmaktadırlar. İşin doğrusu; Hz. İbrahim Kâbe’yi yaptığı zaman, Allahü Tealâ’dan, kendisinden sonra orada gelip yaşayacak olan, Allah’a ve ahiret gününe inanan insanlar için bol nimetler vermesini talep etmiş ve duada bulunmuştur.

Bugün Ortadoğu bölgesi eğer dünyanın en büyük zenginliği olan petrole sahipse bu, belki de Hz İbrahim’in duası sonucu Cenab-ı Hak tarafından bölge insanlarına lütfedilen bir zenginlikti.

Bugün bütün dünyayı zaptetmeye kalkışan, 4000 yıl önceki Firavun’un köleleri Kudüs’ten Filistin’e, Ortadoğu’dan bütün dünyayı kontrolleri altına almaya çalışmaktadırlar.

Bunu başarabilmek için de en büyük silah olarak terörü kullanmaktadırlar. Bunun da en açık örneği, Filistin’de kendilerini sapan taşıyla savunan gençlere yönelttikleri tanklı, toplu ve füzeli saldırılar ve katlettikleri bebeklerdir.

1948 yılında Filistinli Müslümanların toprakları üzerinde kurulan İsrail Devleti, uyguladığı terör ve katliamlarla bugün bölgeyi adeta bir kan gölü haline getirmiştir. Israil’in kuruluşu esnasında İngilizlerin ve Amerikalıların verdiği destek, bugün fazlasıyla devam etmektedir.

Birleşmiş Milletlerde, İsrail’in haksız toprak işgallerini ve Filistin halkına karşı uyguladığı terörist eylemlerini terk etmesi yönünde çıkan kararları, bu iki devlet veto ederek, Siyonizmin yayılmasına hizmet etmektedirler.

Vaktiyle Mısır’da Firavun’un kendilerine yaptığı zulüm ve katliamların katmerlisini Filistin halkına yaparak, onları imha etmek istiyorlar. Bütün dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu korkunç trajedi, Ortadoğu diktatörlerinin de rahatlarını bozar gerekçesiyle, ilgi ve alakasızlığı ile karşılanmaktadır!

Ümmetin yer altı zenginliklerini kendi şahsî çıkarlarına kullanan bu zevkperest muhterisler bir araya toplanıp da bir aylık bir petrol ambargosu uygulasalar, bütün dünya dize gelir ve hem Filistin’deki İsrail’in bebek katliamları son bulur, hem de Filistin meselesi diye bir mesele kalmaz.

Ingiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteği ile kurulan gayri meşru Israil Devleti, Bugün de özellikle ABD’nin desteği ile Mısır, Lübnan, Ürdün, Irak, Iran, Suudi Arabistan ve Suriye gibi Islam ülkelerine saldırarak, topraklarını genişletmeye çalışmakta ve Arz-ı Mevud üzerinden Dünya hakimiyetine doğru yol almaktadır.

Hz Müsa çeşitli mucizeler göstererek İsrail oğullarım Firavun’un elinden kurtarmış ve yine mucizevi bir şekilde Kızıldeniz’den geçirerek Mısır’dan çıkarmıştır. Bugün Sina dağının bulunduğu çölde kavmi ile kırk yıl kadar dolaşan ve Tevratı tebliğ eden Hz. Musa bu süreyi yeniden bir millet yaratmak için kullanmıştır denebilir.

Köle hayatına alışmış bir kavme millet hüviyeti vermenin imkansız olduğunu görünce gözlerini yeni nesle çevirmiş, onları belirli prensipler dairesinde eğiterek adeta yarattığı bir kavim ile Kuzeye doğru hareket etmiştir.

Hedef, kendilerine “Vadedilmiş Toprak” Arz-ı Mevud yani bugünkü Filistin’dir. Hz. Musa daha Şeria vadisinde iken Filistin’e giremeden vefat edince halefi Yoşua kavmin başına geçmiş ve bu toprakların asıl sahipleri Filistileri kovarak kendileri yerleşmişlerdir.

M.Ö. 1015 yılında tahta geçen Hz. Davud bugünkü Kudüs’ü başşehir yapar. Krallık en muhteşem devrini Hz. Süleyman devrinde yaşar. Harika kuvvetlerin sahibi olan Hz. Suleyman başşehir Yeruşalayın’da (Kudüs) meşhur Süleyman Mabedini “Siyon” Dağının üzerinde inşa ettirir.

Dikkatinizi Çekebilir: Siyonizm Nedir? Siyonizm Dosyası #2

Bu mabede Yahudi ananesinde “Beyt Hamiktaş” (kutsal ev) denilir. Bu mabed M.Ö. 586 Babil Kralının Filistin’i işgali sırasında yıkıldı ve Yahudiler esir olarak Babilonya’ya yani bugünkun Irak a götürüldüler. Tarihteki meshur “Babil Esareti Devri” budur. Yetmiş yıl devam etmiştir.

Babil Esareti

Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3
Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

İran’ın Babil’in hakimiyetine son vermesi ve İmparatorun Yahudilere lütüfkar davranması sonucu, tekrar Filistin’e gelen Yahudiler, 70 yıl sonra M.Ö. 516 yhrda Mabed’i ikinci defa aynı yerde yeniden inşa ettiler. İlk Mabedin o zamana kadar duran temelleri ve duvarları aynen muhafaza edildi.

Tarihte ikinci Mabed devri diye tanınan ve bu devirde M.Ö. 332 yılında Büyük Iskender’in Doğu seferi sırasında bağımsızlıklarını yeniden kaybettiler.

Filistin bölgesinin yeni hakimi Imparator Antiyakus Epifanes daha önceki müsaadeleri iptal edip; Yahudi dinini ortadan kaldırarak yerine Yunan dinini ibka faaliyetine girişti. Her şehre stadyumlar, tiyatrolar ve tapınaklar inşa ettirerek halkı Yunan tanrılarına ibadete zorladı.

Yahudilerin bir kısmı bu sırada Yunanlaşmakla beraber, dine sadakatle bağlı olanlar da vardı.

Mabedin Babil Krallığı ve Romalılar tarafından tahripleri dikkat çekmektedir. Mabedin ortadan kalkması ve birkaç şehirdeki küçük cemaat hariç bütün Yahudilerin dağıtılmaları ile dinin de ortadan kalkmasından endişe eden din bilginleri derhal Yohanan Benzekkay’ın başkanlığı altında Yavne şehrinde toplanarak bir okul açarlar ve öğretime başlarlar.

Bu okul birkaç yüzyıl Yahudilerin dini merkezi olarak hizmet görür Filistin’deki Talmut’tan sonra Babil Talmut’u burada tedvin edilir. (499 yılı)

Ahti Atik’ten sonra dinin kaynağını bu kitaplar teşkil etmektedir. Bu arada eski bir Yahudi mezhebi tarafından kurulmuş olan sinagog (havra) müessesesi dinde mabedin yerine ikame edilir ve bugün yaşadığı şekliyle Ortodoks Yahudilik kurulur.nİşte bu andan itibaren de Siyonizm ideali doğar.

“Siyonizmin sanıldığının aksine 19. yüzyılın sonlarında gündeme gelmiş bir fikir değildir. Muharref Tevrat’ta “Dünya Krallığı”nın merkezi haline gelecek bir Yahudi Devleti’nin kurulacağından bahsedilir.

Dolayısıyla bir kısım Yahudiler tarafından benimsenen Siyonizm’in tarihi Tevrat kadar eskidir. Siyonizm’in vazgeçilmez hedefi olan bu devletin sınırları Tevrat’ta şöyle tarif ediliyor: “Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak.” (Tekvin Bölümü)

Bazı Yahudiler kendilerine vaat edildiğine inandıkları bu topraklara kavuşmak amacıyla, ilk resmi adımı 29 Ağustos 1897’de Basel’de 1. Siyonist Kongre’yi düzenleyerek attılar siyonizmin vaat edilmiş topraklan; Theodor Herzl’in, başkanlığını yaptığı bu kongrede kuracakları Yahudi Devleti’nin sınırlarını şöyle açıklıyordu:

Kuzey sınırlarımız Kapadokya’daki (Orta Anadolu) dağlara kadar dayanır. Güneyde de Süveyş kanalına. Sloganımız Davut ile Süleyman’ın Filistin’i olacaktır.

Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3
Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

Kaynakça

1- Yaşar Kutluay. Siyonizm ve Türkiye, Akçağ Yayınları.
2- Araştırma Dergisi Sayı 18.
3- Mim Kemal Öke, Siyonizm ve Filistin Sorunu.
4- TDV İslam Ansiklopedisi, Siyonizm, M. Lutfullah Karaman maddesi.
5- Arz-ı Mev’ud’dan Dünya Hâkimiyetine Siyonizm ve Yeni Dünya Düzeni, İbrahim Kara.

1. Bölüm: Siyonizm Dosyası #1
2. Bölüm: Siyonizm Nedir? Siyonizm Dosyası #2

Yorum yapın

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Don`t copy text!