Theodor Herzl Kimdir? (1860-1904) Siyonizm Dosyası #4

Dr. Theodor Herzl, 1860 yılında Budapeşte’de orta halli bir konfeksiyon bunun oğlu olarak dünyaya geldi. Dindar bir ailesi olan Herzl, geleneksel bir orta öğretimden sonra Viyana Üniversitesi, Hukuk Fakültesine girdi. Roma Hukukunda uzmanlaşan Herzl, 1884 yılında doktorasını aldı.

Theodor Herzl

Theodor Herzl  Kimdir? (1860-1904) Siyonizm Dosyası #4
Theodor Herzl Kimdir? (1860-1904)

Viyana Barosuna yazılarak bir süre avukatlık yaptı. Avukatlığın kendisini tatmin etmediğini gören Herzl’in gönlü edebiyat ve güzel sanatlardaydı. Kısa öyküler, piyesler yazan Theodor Herzl, kaleminin en çok siyasi makalelere yatkın olduğunu fark etmede gecikmedi.

1891’de Avrupa’nın en tanınmış günlük gazetelerinden biri olan Neue Freie Presse’in Paris temsilciliğine atandı.

Herzl’in Yahudi Sorunu ile tanışması Viyana yıllarına rastlar. Herzl’e göre Yahudi Sorunu Anti-Semitizm’in bir sonucuydu. Anti-Semitizm (Yahudi düşmanlığı) ise yadsınamayacak bir gerçekti.

Musevilerin içinde yaşadığı tüm uluslar ya gizliden gizliye, ya açıktan açığa Anti-Semitisttirler. Ulusların neden antisemitist oldukları Theodor Herzl için önemli değil. Hatta Herzl bir yerde Musevi düşmanlığını anlayışla karşıladı.

Çünkü gettolarda karanlık, pis ve kalabalık izbelerde yaşayan Musevilerin halı gerçekten de ürkütücü ve tiksindiriciydi. Yüz yıllar süren baskılar altında Museviler ulusal gururlarını yitirmişlerdi.

Dikkatinizi Çekebilir: Siyonizm Dosyası #1

Yahudi Devleti Fikri

Herzl’in en ciddi düşüncesi yavaş yavaş oluşmuştu. Olgunlaşan fikirlerini 1895 yılında yayımladığı Yahudi Devleti (der Judenstaat) adlı kitabında topladı.

Herzl’e göre, özümleme Musevilere hiçbir yarar vermemişti. Museviler toplu halde kendilerine ait olan bir ülkeye göçmeden Yahudi Sorunu çözümlenemeyecekti.

Osmanlıyı ve İslam’ı ortadan kaldırıp tarihten silmek isteyen Batı dünyası, onu gizli bir oyunun içine çekmiştir. Batılılaşma adı verilen bu oyun senaristi her ne kadar da Hıristiyanlar olduğu görülmekte ise de, asıl oyunun kuralları Mason localan tarafından tespit edilmiştir.

Bilindiği gibi Osmanlı’nın Batı ile ilk teması 18. asrın başlarında olmuştur. Yirmi sekiz Çelebi Mehmet’in Fransa’ya elçi olarak gönderilmesiyle başlayan bu macerada, babası ile memur olarak Paris’e giden Çelebizade Sait, geriye bir Mason olarak dönmüş ve İbrahim Müteferrika ve humbaracı Ahmet Paşa (Fransız Alexandre
Comte de Bonneval) ile beraber Galatada ilk Mason locasını kurmuştur.

Bu olaydan sonra Masonluk, bütün gizli faaliyetlerini Batılılaşma paravanasının arkasında yürütmüştür. Çünkü Batılılaşma, resmi bir devlet politikası olarak benimsenmişti. Devletin benimsediği bu resmi görüşün arkasına sığınan Masonluk, dal budak salarak, bu topraklar üzerinde yayılma imkânı bulmuştur.

Böylece Masonluk Siyonizm’in de zehirli tohumlarını ekmeye başlamıştı. Batılılaşma oyunu devlet politikası haline gelince, Masonik zihniyetin çabalarıyla ülkemiz Batı kültürünün istilâsına uğradı ve kültür emperyalizmi hakim oldu.

Batı kültürünün temeli Allah’ı inkar felsefesi üzerine bina edildiği için, bu kültür ile yetişen bir kısım aydınlar milletin inancından koparak, Batı’nın çıkarcı ve materyalist düşüncesinin arkasındaki Masonluğa meyletmişlerdir.

İşte Masonlukla özdeşleşmiş olan ve Batılılaşma hastalığına yakalanmış olanlar, iki asırdan beri bu ülkeyi yönetiyorlar. Yabancı ideolojileri kendi kültür ve inançlarına tercih eder hale gelen bu işbirlikçi aydınlar, yabancılarla işbirliği yaparak kendi milletine ihanet etmişlerdir.

Dikkatinizi Çekebilir: Siyonizm Nedir? Siyonizm Dosyası #2

Theodor Herzl ve 31 Mart Vakası

Tanzimat Fermanı ile birlikte açılışlarına izin verilen yabancı okullar, hem yabancı hayranlığını artırmış hem de bu ideolojileri yayan birer misyoner yuvası haline gelmiş ve Osmanlı’nın parçalanmasını kolaylaştırmıştır.

Bu parçalanma özellikle 31 Mart Oyununda rahatça görebiliriz. Siyonizmin Türkiye üzerinde oynadığı gizli oyunlardan en önemlisi sayılan bu olayın aslı şudur:

Bilindiği gibi Sultan Abdülhamid’den Filistin’den toprak isteyen Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl, bu arzusuna kavuşamayınca, bu çirkin emelinin tahakkukunu Osmanlı Masonlarına havale etmiştir. Bu havale üzerine harekete geçen iç ve dış odaklar 31 Mart Olayını tezgâhlamışlardır.

Masonların Siyonizm adına gerçekleştirdiği bu olay, bir askeri ihtilal hareketiyle başarıya ulaştırılmış ve Siyonizm adına tarihi bir zaferdir!

Bu Yahudi, ekmeğini yediği Türk Milleti’ne en büyük nankörlüğü ve ihaneti yapan bir sefih idi. İşte bu sefih Selanik’te kurduğu ve ismini de “Makedonya Rizorta” koyduğu Mason locası ile giriştiği illegal faaliyetler ile Osmanlı Devleti’nin yıkılışının plânlarını hazırlamıştır.

Osmanlının Selanik’teki 3. Ordusunun subaylarına çengel atan Mason Karasso, bu zabitleri kendi locasında eğiterek bir ihtilal hareketine hazırlamıştır.

Mektup dağıtıcısı genç bir postacıyı ele alan Karasso, Masonik metotlarla onu kısa zamanda sadrazamlık koltuğuna çıkartmıştı.

Paşalığa kadar yükseltilen ilk okul mezunu Talât, masonlukta da en yüksek puan olan 33. dereceye kadar yükseltilmişti.

Ittihat ve Terakki “çetesi”nin de baş adamı olan Talat, Karasso ve Mahmut Şevket paşa ile hazırladıkları bir ihtilâl planı ile İstanbul’u işgal ederek, Sultan Abdülhamid’i tahtından indirmişlerdir.

Hareket Ordusunun Komutanı olan Mahmut Şevket Paşa İstanbul’u işgal edip Sultan Abdülhamid’i tahtından indirdikten sonra.”Hareket Ordusu görevini başarı ile tamamlamıştır” diyerek Siyonist.merkezine açıklama yapınca, Siyonistler o günü büyük bir zafer bayramı olarak kutlamışlardır.

Hatta 2. Meşrutiyetin ilânını bile bir bayram olarak kutlayan Selanik yahudi ve masonları, o gece Selanik sokaklarında sabahlara kadar kutlama yapıp eğlenmişlerdir.

31 Mart Olayı ile Sultan Abdülhamid tahtından düşürülünce, İttihatçıların ve Osmanlı Masonlarının üzerinde hatırı sayılır bir ağırlığı olan bu Emanuel Karasso çıfıtı ile beraber Ermeni Aram Efendi de dahil olmak üzere hiç birisi Türk olmayan dört kişilik bir heyet Türk Padişahına gönderilerek “HAL” edilmiş olduğu kendisine tebliğ edilmiştir!

Böylece İttihatçılar, Emanuel Karasso vasıtasıyla, Sultan Hamid’in saraydan kovduğu Theodor Herzel’in intikamını almışlardır. Bu her ne kadar da Herzl bu günleri görmemiş ise de onun siyasi varisleri olan Siyonistler bu zevki tatmışlardır.

Dikkatinizi Çekebilir: Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

Theodor Herzl  Kimdir? (1860-1904) Siyonizm Dosyası #4
Theodor Herzl Kimdir? (1860-1904)

Theodor Herzl ve Abdülhamid Han Görüşmesi

Siyonizm’in kuramcısı sayılan Theodor Herzl 1860 yılında Macaristan’da doğdu. Viyana’da hukuk öğrenimi gören Herzl, meslek olarak gazeteciliği seçmiş ve Viyana’nın en büyük gazetelerinin birinin temsilcisi olarak Paris’te bulundu.

Paris’te bulunduğu günlerde Dreyfus Olayına şahit olan Herzl, Yahudilerin bütün dünyada ve Özellikle de Avrupa’da dışlandıklarını düşünerek, ırkçılık duyguları kabarmıştı.

Dreyfüs, Yahudi asıllı bir Fransız subayı idi. Almanlara istihbarat sattığı gerekçesiyle tutuklanıp mahkum olmuştu. Fransa’da bulunan Yahudi lobisi bu olaya el attı ve mahkemenin yeniden yapılmasını sağlayarak Dreyfus’un suçsuzluğu kanıtlanmıştı.

Bu olaydan da etkilenen Theodor Herzl, milli duygularının tesiri altında kalmış ve eskiden beri Siyonizm ile ilgili beslediği düşüncelerini hayata geçirmeye karar vermiştir.

Önce Yahudi Devleti adıyla bir kitap yazan Herzel, bir kampanya başlatarak, Avrupa’daki bütün zengin Yahudileri dolaşarak, onlara Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulması fikrini kabul ettirmeye çalışmıştır.

Şüphesiz ki Theodor Herzl’den önce de Filistin’de Yahudi devleti’nin kurulması için Museviler arasında düşünceler vardı. Onların bir düşüncesine göre, aralarında bir mesihin çıkıp, bütün Yahudileri Kudüs’te toplayarak, orada bir Yahudi devletinin kurulacağını bekleyenler çoktu.

Bunu bilen bazı uyanıklar, beklenen mesihin kendileri olduğunu iddia ederek, Musevileri sömürmeye çalışmıştır. Tıpkı İzmir’li Sabetay Sevi gibi.

Zengin bir Yahudi olan Baron Hircth, daha önce Yahudi devletinin kurulması için külliyetli miktarda para ayırmıştı. Ancak onun arzusu bu devletin Arjantin’de kurulması yönünde idi. Ölmeden önce bazı arkadaşları ile, kurduğu bir vakıfın bu yönde gayretleri olmuştu ancak Theodor Herzl, ortaya çıkıp, Filistin’de israr edince, Arjantin’den vazgeçildi.

Herzelin gayretiyle 1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde 1. Siyonist kongresi toplanarak bir asırlık bir plan yapmıştır. Üç aşamalı olarak uygulanmakta olduğunu gördüğümüz bu planın ilk aşamasında Filistin’de bir Yahudi devleti kurmak, ikinci aşamada Büyük İsrail’i gerçekleştirmek (Nil’den Fırat’a tüm Ortadoğu toprakları), üçüncü aşamada bütün dünyayı Yahudi hakimiyeti altına sokmak.

Siyonist örgütüne Başkan seçilen Theodor Herzl, ilk iş olarak Sultan Abdülhamid ile görüşebilmek için İstanbul’un yollarını aşındırdı. Osmanlı sarayında kendisine yardım edebilecek bazı görevli ırkdaşlarından yardım gören Herzl, nihayet bu arzusuna kavuşmuştur.

Herzl, Osmanlı padişahı ve İslâm Halifesi Sultan ikinci Abdülhamid’e müracaat edip Filistin’de Yahudilerin bir arada yaşayabileceği bir köy istemek için kolları sıvadı. Bunun için Sultan Abdülhamid ile görüşebilmek için tam beş sefer İstanbul’a gelip giden Herzl, nihayet beşinci gelişinde bu arzusuna ulaşabilmiş ve Halife ile görüşme şansını yakalayabilmiştir.

Theodor Herzl için bir lütuf olan bu görüşme, onun yakışıksız ve edep dışı bir hareketi yüzünden neticesiz kalmıştır. Bir devlet başkanına, hele hele de Sultan Abdülhamid gibi büyük bir İslâm Halifesi ve dünya liderine, rüşvet teklif eden mantıksız ve iz’ansız Yahudi, derhal huzurdan ve saraydan kovulmuştur.

Ancak Herzl, İstanbul’dan ayrılmadan önce Meclis-i Mebusan’da milletvekili olan bir Osmanlı Yahudisi olan Emanuel Karasso ile görüşerek, ona Siyonizm ile ilgili bazı konularda talimatlar vererek ayrılmıştır.

Sultan Abülhamid’in bu Yahudi’nin oyununa gelmeyeceği anlaşılınca; Siyonistler, Mason localarını devreye sokarak gizli faaliyet yürütmeye başladılar, Masonluğun Osmanlıdaki organizatörü olan Emanuel Karasso İstanbul’da suçüstü yakalanınca Selânik’e sürgüne gönderildi.

İkinci gizli bir örgüt olarak kurulan İttihat ve Terakki çetesinin elemanları da yakalanıp Selânik’e sürüldüler.

Böylece iki gizli örgüt ve kanun kaçakları Selanik’te bir araya gelmiş ve devlete karşı güç birliği yapmışlardır. Daha önceki yıllarda firar ederek Avrupa’ya giden Jön Türkler de Selanik’teki bu yer altı örgütlerini destekleyince, Sultan Abdülhamid’e karşı büyük bir muhalefet cephesi oluştu.

Siyonizmin kontrolünde gelişen bu muhalefetin başlıca amacı, Herzl saraydan kovan sultan Abdülhamid’i devirmekti. Aynı zamanda da Hilâfeti ortadan kaldırıp, Filistin’e Yahudi göçünü serbest bırakmaktı.

Theodor Herzl ortaya çıkıp siyasal siyonizmi başlatınca bütün Yahudilerin gözü Filistin’e çevrilmişti. Tavizsiz bir politika izleyen Sultan İkinci Abdülhamid, Theodor Herzl’in talebini reddedince, 31 Mart Olayı ile tahtından indirilmiş ve iktidarı eline geçiren ittihatçı Masonların yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu da kısa bir zamanda yıkılmıştır.

Theodor Herzl  Kimdir? (1860-1904) Siyonizm Dosyası #4
Theodor Herzl Kimdir? (1860-1904)

İngilizler Birinci Cihan Harbinin sonunda Filistin’i işgal edince Theodor Herzl’in tarihi vasiyetini yerine getirerek Kudüs’te Yahudi Devletini kurmuşlardır. 1948 yılında Müslüman Arapların toprağı üzerinde kurulan Yahudi Devleti (İsrail) bugün Arz-ı Mevud’u gerçekleştirmek için yayılmacı bir politika izleyerek bütün Ortadoğuyu eline geçirmeye çalışıyor.

Siyonizm üçüncü aşamasında ekonomik olarak Bilderberg-Trilateral ve IMF aracılığı ile bütün dünya ekonomilerini kontrol altına alması ve siyasal olarak da Council of Foreign Relation, CIA ve MOSSAD aracılığıyla istihbarat temin edip gizli bağlantılar kurarak kendisine rakip gördüğü bölgelerde ve bilhassa İslam ülkelerinde çeşitli terör eylemleri düzenleyerek, bunları Müslümanların üzerlerine atmakta ve kendisiyle işbirliği yapmayan herkesi bu teröre destek vermekle suçlayarak alçakça bir iftira ile İslami terör yakıştırmasıyla, Kur’an ve sünnete bağlı dindar Müslümanları bir Yahudi uyanıklığıyla terörist olarak göstermeye çalışmaktadırlar.

Siyonizm, bütün dünyayı tehdit eden korkunç bir ahtapottur. Onun zehirli kolları tüm Ortadoğu coğrafyasını sarmıştır. Siyonizm bugün dört önemli sahada dünya milletleri ve bilhassa Türkiye üzerinde hakimiyet kurmaya çalışıyor.

Bunlar siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel alanlardır. Filistin’de bir Yahudi devletini kabul eden Balfour Deklerasyonunun ilan edildiği zaman Yahudiler Filistin’de toprağın yüzde üçlere yakın bir bölümüne sahiptiler ama bugün Yahudiler Filistin’in yüzde doksanından fazla bir bölümüne sahiptirler.

Bununla da yetinmeyip, Filistinlileri yok edip ülkenin tamanına sahip olmak istiyorlar.

Theodor Herzl  Kimdir? (1860-1904) Siyonizm Dosyası #4

Kaynakça

1- Siyonizmin Oyunları, Cemal Anadol.
2- Türkler ve Yahudiler, Abram Galanti.
3- Tanrıyı Kıyamete Zorlamak, Grace Hallsell, Kim Yayınları.
4- TDV İslam Ansiklopedisi, Siyonizm, M. Lutfullah Karaman maddesi.
5- TDV İslam Ansiklopedisi, Arz-ı Mev’ud, Abdurrahman Küçük maddesi.
6- Arz-ı Mev’ud’dan Dünya Hâkimiyetine Siyonizm ve Yeni Dünya Düzeni, İbrahim Kara.

1. Bölüm: Siyonizm Dosyası #1
2. Bölüm: Siyonizm Nedir? Siyonizm Dosyası #2
3. Bölüm: Arz-ı Mevud Eretz Israel Nedir? Siyonizm Dosyası #3

Yorum yapın

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Don`t copy text!